Aksaray Yöresel Kültürel Kamusal Kurumsal Paylaşım sitesi Aksarayın en iyi Sitesi
Üyelik Giriş Yap | Üye Ol | Şifrem Neydi | Canlı Destek Facebook
Kategoriler
Son Yorumlar
                      Ençok Okunanlar
                      Son 3 ay içinde okunanlar!
                      İstatistikler
                      Üst Kategori 1
                      Yazarlar 7
                      Toplam Yazı 49
                      Toplam Yorum 10
                      Toplam Gösterim 93126
                      Olasılıklarımız Dışındaki
                      Okuma : 1422
                      Yazan : fatih kurtbey kocapinar
                      Tarih : 23.09.2011 15:10:02
                      Kategori : Bagimsiz Kose yazilari
                      Önceki Sonraki
                      Olasılıklarımız Dışındaki yasam




                      Burada börtü böcek çok olur dediğinde, börtü böceğin üstümde dolandığını
                      hissetim birden. Tüylerim diken diken olmuş, gözlerim kollarımda uzanan
                      ince tüylere takılmıştı. Bir orman kadar sık dedim içimden, yeni başak
                      veren bir buğday tarlası kadar dimdik şimdi oysa az önce başakları
                      olgunlaşmış bir tarla kadar yada rüzgar yemiş bir buğday tarlası kadar
                      sessiz ve uysal uzanmışlardı. bu diken diken olmuş haliyle tüylerin arasında
                      dolaşan bir karınca, bir karınca olmak nasıl bir şeydi. dolaştığı yerin
                      merhameti ve algılarıyla paralel bir dolaşım ya bir el inerdi yukardan
                      aşağıya ya bir parmak fiskesi yada korkak bir elin istem dışı havada
                      savrulup kolun üzerine inmesiyle başlayan düşüş... birden geçenlerde elime
                      aldığım bir kitabın arasında gördüğüm bir karınca cesediyle karşılaşmam
                      düştü aklıma, mumyalanmış bir karınca görmemiştim ama bu karınca mumyalı
                      mıydı onu da bilmiyordum, o an elimdeki bu eski kitabın baskı yılına bakmak
                      geçti içimden. Bu epey eski kitabın tarihinden karıncaya ait cesedin veya
                      leşin kaç yıllık olduğunu çıkarmak mümkün olabilirdi, hata payı elbette
                      olacaktı, onu bir laboratuara götürmek ve orada tarihlendirmek...buda mümkün
                      değildi tabii. işte kitabın tarihi; ahmet halit kütüphanesi 1951.... evet
                      aşağı yukarı elli yıllık bir karınca leşi, ölüsü yada cesedi ama ona ne
                      demeliydim. Belki de saygıdeğer bir karıncaydı arkadaşlarının arasında çok
                      çalışan ve onlar tarafından çok sevilen bir karınca...öyleyse bu saygıdeğer
                      kabul ettiğimiz karıncanın cesedine leş dememeliydik, hem bu kelime
                      yakışmazdı, uymazdı doğrusu leş kokmuş bozulmuş çürümüş hayvan ölülerine
                      verilen bir ad değil miydi...

                      Ahmet Halid’in gözleri, matbaanın üst katındaki ofisin penceresinden aşağıda
                      çalışan işçilerinden birine takılmıştı. “karınca gibi çocuk” diye geçirdi,
                      içinden aferin bu çocuğa diyordu. Genç adam bir oraya koşuyor bir buraya,
                      kollarının arasındaki birkaç düzine kitapla koşuşturup durması bir karıncayı
                      andırıyordu. Baskıdan yeni çıkmış bir düzine kitap getirip masanın üstüne
                      koyan çocuk dışarı çıktığında, masanın üzerindeki ekmek kırıntıları ve çay
                      bardaklarının altında arasında birkaç karınca dolaşıyordu belli ki okumaya
                      meraklı olmalarından öte, krallıklarının ambarlarını doldurma uğraşısıydı
                      bu. Yaptıkları şey hamamböceklerinin böyle bir çaba içinde olmaması kadar
                      şaşırtıcıydı ancak. Ahmet Halid gayri ihtiyari, kolunun üzerinde dolaşan
                      kaşıntıya parmak uçlarını götürdüğünde, yaklaşık 30 cm lik uzun çok uzun bir
                      düşüş gerçekleşmişti önündeki yeni kitabın arasına. Arkadaşları onun
                      bir yerlerde saklanacak kadar, işi rölantiye alacak, hatta savsaklayacak
                      kadar sorumsuz olmadığını biliyorlardı. Yumurtadan çıkışı bile aceleci
                      olmuştu. Başına bir şeyler gelmiş olabileceğini düşündüler yada bir işin
                      üzerinde olduğunu, nasıl olsa akşama doğru çıkıp gelecekti... ofset
                      makinesinden çıkan yeni kitapların bir kısmını koltuğunun altına alıp
                      matbaanın bahçesine çıktığında aklı evindeydi yada başka bir yerde telaşsız
                      ama düşünceli olduğu her halinden belliydi..... ortalama dikkatli birisinin
                      bahçenin ön tarafındaki yola açılan çukuru fark etmemesi ise imkansızdı.
                      Yoksa birisinin de parmaklarımı kaşınmıştı? Etrafta çukuru kapatmak için
                      bekleyen kepçeden başka kimsecikler yoktu ve kepçenin motoru çalışıyordu.
                      Çukurdan çıkan hafriyata doğru ilk hamle geldiğinde üç metrelik uzun bir
                      düşüş yaşanmıştı. Başı çukurdaki taşa çarpan Nusret, bir şey anlamadan
                      üzerine bir kepçe dolusu hafriyat boşalmıştı bile. Sonra bir kepçe, bir
                      kepçe daha... defter kapanmıştı.... burda börtü böcek çok olur....

                      Ahmet Halit ertesi gün ofisin penceresinde dizgi ve baskı makinelerinin
                      arasında dolaşan dünkü çocuğun yokluğunu fark etmemişti bile.... arkadaşları
                      ise akşam evine de gitmediğini konuşuyorlardı... polise haber verilmiş,
                      gazetelere de kayıp ilanları, aradan bir hafta geçmişti.

                      Yıllar sonra bir hafta sonu, doğal gaz ekiplerinin yol çalışmaları
                      esnasında daha modern bir kepçenin elmas dişleri, yolu kazmaya başlamıştı
                      bir müddet sonra. Sağlam dipdiri güzel yüzlü bir karınca cesediyle
                      karşılaştı çukurun başındaki mühendis...eliyle kepçenin durmasını işaret
                      etti... hemen çukura atlayıp cesedin yanına indiğinde bir düzine kitap
                      ilişti gözüne. Aceleyle kitaplardan birini eline aldı nemli ve küflenmiş
                      kararmış kitabın ilk sayfasını açtı.... işte kitabın tarihi:Ahmet Halit
                      kütüphanesi 1951.

                      Böyle bir hikayesi yoktu belki, şimdi elimde tuttuğum kitabın, içindeki
                      karıncanın ama ne fark eder ki, bilmediğimiz bir sürü hikayesi var tabiatın
                      insanın ve eşyanın olasılıklarımız dışında olanın yani var olanın...

                      Yorumlar 0
                      Copyright
                      Bugün : 0 - 0 - 0 | Dün : 0 - 0 - 0 | Toplam : 179 - 1126 - 1305 | Üyeler : 0 - 2341 | Online : 0 - 1
                      Onlineler :
                      Neler Yaptık | Hakkımızda | İletişim | SiteMaps | Rss
                      2oo6-2o14 © Copyright Aksaray 68
                      Yazılım Tasarım
                      Aksaray 68

                      AKSARAY.TC - Bizimsite - Aksaray Bilisim - Ihlara - Aksaray Haberler- AxarayFm - siteni ekle
                      YASAL UYARI
                      Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan .yer sağlayıcı. olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz .uyar ve kaldır. prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, info@Aksaray.tc mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır.

                      Ping your blog, website, or RSS feed for Free
                       

                      Hızlı Sohbet